Tevazu olmayan başarı, kılık değiştirmiş başarısızlıktır.

Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, hızımızı kesen bu olumsuz şeyler eğlenceli değildir, ancak hayatımızda çok önemli bir amaca hizmet etmektedirler. Sadece bize önemli baş etme becerileri kazandırmakla kalmaz, sık sık bize nasıl daha iyi olacağımızı ve daha iyi davranacağımızı öğretirler. İşte hayatında en az bir kez geçmen gerektiğini düşündüğüm harika hissettirmeyen 5 olumsuz davranış … Eğer en iyi sen olmak istiyorsan, öyle.

Dışlanma. Hayatında başkaları tarafından en az bir kez dışlanmış hissetmen gerekir. Gerçekten nasıl hissettirdiğini anlamanın tek yolu budur ve başkalarına daha kapsayıcı davranmaya başlarsın.
Unutma, birisini dışlamak için bir şey yapmaman onu dahil etmek için bir şey yaptığın anlamına gelmez. {<<Bunu tweetle}

Reddedilme. Keşke her birimiz hayattan istediğimizi alabilseydik. Sonuçta, çoğumuz muhtemelen hayatta istediğimiz her şeyi almaya hak eden iyi insanlarız. Ancak, hayat maalesef böyle işlemiyor. En güçlü çabamızı gösterdikten sonra bile bazen reddediliriz. Bir reddedilişten sonra ezilme hissi gösterebiliriz, ancak bu bize dayanıklılık verir. Bir veya daha fazlasını geçtikten sonra, reddedilmekten sağ çıkabildiğimizi öğreniriz – ki bu da bize risk almak  ve daha fazlasını denemek için cesaret verir.

Başarısızlık. Dürüst olmak gerekirse başarısızlık berbattır. Ancak, yine de, sanırım herkes hayatında en az bir kere başarısız olmalı. Başarısızlıklar bize inanılmaz bir dayanıklılık ve esneklik kazandırmanın yanı sıra diğer pek az şeyin yapabileceği gibi sağlam başa çıkma becerileri kazandırır. Ve başarısızlıklar (ve onların yakın kuzeni, sıkıntılar) bize çok değerli dersler verir. Bizi neyin işe yaradığını ve neyin yaramadığını düşünmeye zorlar. Ve onlar doğruyu elde edene kadar değişiklik yapmak için bizi teşvik eder.
Bazen başarısızlık bizi başarısız olduğumuz şeyden daha büyük bir yere iter! {<<Bunu tweetle}

Terslenmek. Hiç birinden yardım istediğinde sana geri dönmediği ya da terslediği oldu mu? Bence bunu da herkes en az bir kez yaşamalı. Ne kadar hayal kırıklığı yaşattığını gerçekten öğrendiğin tek yol budur; ne kadar meşgul olursan ol sorulduğunda yardım sağlamaya başlarsın.
Unutma, başkalarına yardım et, çünkü bir gün, başkalarının sana yardım etmesini isteyeceksin!

Karşılanmamış beklentiler.Buna ne dersin? Hiç başkasından bir şey bekledin mi ve seni hayal kırıklığına uğrattı mı? Ya da istediğin sonucu alamadığın bir durumla karşılaştın mı? Muhtemelen hayatında en az bir kez -ve muhtemelen birden fazla kez- beklentide bulundun. Ve muhtemelen de hayal kırıklığına uğradın. Yine, birden çok kez …
Ve bu iyi bir şey. Evet, iyi bir şey çünkü bu ara sıra, bu deneyimi yaşadıktan sonra en iyi beklentinin beklentisizlik olduğunu ya da en azından daha düşük beklenti olduğunu öğreniyorsun demektir. Budist öğretisinin de dediği gibi, “Yaşamdaki acı , gerçekleşmemiş arzular ve beklentilerden kaynaklanmaktadır.”
Beklentilerimizi terk etmeyi veya azaltmayı öğrendiğimiz zaman hem hayatlarımız hem de ilişkilerimiz gelişir.
Bu yazıyı size kötü şeyler dilemek veya kötü şeylerin iyi olduğunu söylemek için yazmadım – sadece bize olan kötü şeylerin faydası ve amacı olabileceğini göstermek için yazdım.
Ve bu olumsuz şeyleri değil, hizmet ettikleri amaçları takdir etmeyi öğrenirsek, yaşamın bizi attığı kaçınılmaz zorluklara karşı zafer kazanmış olacağız.

Kaynak: http://beyourselfandtherestwillfollow.com